Sohbet Girişi


* Şifreniz yoksa boş bırakın. ESKİ SÜRÜM İLE BAĞLAN

Kasımpatı Düşesi - Ayva çiçeği iklimini mi - Kasımpatı Düşesi Siiri


Kasımpatı Düşesi

Kasımpatı Düşesi

Ayva çiçeği iklimini mi şaşmış ne
titriyor soğuğun jilet kesen ıslığında
dudaklarının kiraz ısırığı bir tattan kalma
düşlerimin ılık şarabını kesiyor
elma kabuğunda dağılan kokusu vaveylalarının
kimsesiz kaldırımlarda
kalbimin tekleyen yalnızlığı
yırtık cin giymiş aklımın düşesi
kasımpatı şımarıklığında
geçip giderken son yorgunluğundan
üşüyen bedenimin siyah kürklü geceleri
kıymığı batıyor kumsallarımın
tan hasreti beklentilerine
bakışlarının gönlüme kapanan
siyah yelpazeli dokunuşlarından
ah! Mihrinaz
kar zınaklıyor ayaza sızan ayın
mor sinmiş nefesinden
şehrin kurt uluması sessizliğine
sen yoksun!
sokak lambalarının isli gözlerine
sürme çekiliyor
esaretinden gölge boylarına akan duruşlarından
uyuşmuş kirpik uçlarımdan
usulca bir damla yaş yuvarlanıyor
avuçlarımın parçalanan kır kavisli sabahlarına
ah! Senin köşe başı kortejlerin Mihrinaz
İsveçli anneden doğma Mihrinaz
ballanan rujunda fütursuzdu gelincikler
ah! Yanaklarında olgunlaşan epifitleri
kıyılarıma çekilen şeftalilerin
pembe uçlarından sinelerinin
menevişlerime uçuşan ak güvercinler
gülücüklerinde nazlanan ağzı yavrucuklu kamelyaların
biliyorum birazdan ışıyacak
içimi ısıtan gamzelerinden ahududu şerbeti
bizim sokağa
çıkacaksın biliyorum
dalacaksın kasımpatı buhranlarından
denizi seyre daldığımız derinliklerine
eski rıhtımın
on dört numarada duraklayacak önce adımların
sivrilecek burnu çizmelerinin
kalbin çarpacak deli deli
bükeceksin boynunu penceremdeki lâlelere
harelenen mecalimin
göletinde ki kuğularda yüzecek küskünlüğün

karda kalacak yüreğimde korlaşan izleri
ruhumdan geçişlerinin
saçlarında tutunan taneciklerden
çözüleceksin zemheri sancılarıma
saydam ırmakların dürtüsünden
bir ispinoz düşecek
boşluklarımın yakut ağartılarına
konçertosu başlayacak yine sevdanın
buğusu tüten dallarımdan
o beyaz yüzünden inerken
göğüslerinin üzerine
zülüflerinin hayallenen siyahları
kıpırtılarımda kalan tadın boşalacak Mihrinaz
buz tutan düetlerine dudu çıkmazlarının

kızılcıklar lâl olacak
turkuazlara ısınacak koynunda
mercan kanatlar
vuslatın terleyen sıcağında
yanlara yatacak cıvıltılar
yakamozlar kucağını açacak
yıkanacak körfez öpüşlerinde ay ışığının
ilkbahar inecek kucağımıza
saracağım belinden Mihrinaz
ebemkuşağı sıyrılırken mor kuşağından üzerimize

karanfilli çıkışlarına haykıran
kasımpatı suskunluğundan
öleceğim sana
çiseciklerimizden tütecek maviye ten…

Filiz Kalkışım Çolak




Bir cevap bırakın.